Hayat sigortası, kişisel finansın en çok yanlış anlaşılan ürünlerinden biri. Bir kısmı onu "yatırım" sanıyor, bir kısmı "hiç kullanmayacağım" diye tamamen atlıyor. Aslında işlevi çok net: siz olmadığınızda gelirinize bağımlı olan kişilerin hayat standardını korumak. Yani bu bir getiri aracı değil, gelir riskinin transferi. Bu çerçeveyi kurduğunuzda hayat sigortası seçimi karşılaştırma süreci de duygusal bir karardan çıkıp hesaplanabilir bir problem haline gelir.
Sıralamayı da doğru kurmak gerekiyor. Acil fonunuz yoksa, kredi kartı borcunuz aylık bütçenizi kilitliyorsa, ilk adım poliçe almak değil; bütçenizi netleştirmek ve nakit tamponunuzu kurmaktır. Hayat sigortası, düzenli bir bütçe ve borç yönetimi disiplininin üzerine oturduğunda anlam kazanır.
Poliçe karşılaştırmasına başlamadan önce cevaplanması gereken üç sayı var: teminat tutarı, süre ve ürün tipi. Bu üçünü belirlemeden alınan tekliflerin kıyaslanması mümkün değil, çünkü farklı içerikteki iki ürünün fiyatını yan yana koymak yanıltıcıdır.
Pratik yaklaşım, "kaybolan geliri kaç yıl telafi etmek istiyorum" sorusudur. Basit bir formül şöyle kurulabilir:
Örnek bir senaryo: yıllık net geliri 400.000 TL olan, 10 yıl koruma isteyen, 600.000 TL konut kredisi bakiyesi ve 200.000 TL birikimi olan bir kişi için kaba ihtiyaç 4.000.000 + 600.000 − 200.000 = 4,4 milyon TL olur. Bu tutarın enflasyon karşısında eriyeceğini de unutmayın; uzun vadeli poliçelerde teminatın artışlı olup olmadığı kritik bir detaydır.
Hayat sigortası ihtiyacı ömür boyu sabit değildir; genellikle çocukların bağımlılığı ve kredi borcu bittiğinde ciddi biçimde azalır. Bu yüzden süreyi "en genç bağımlı kişinin kendi ayakları üzerinde duracağı yıl" ya da "kredinin bitiş tarihi" üzerinden seçmek mantıklıdır. Aynı hesap emeklilik planlamasıyla da bağlantılıdır: birikiminiz ihtiyacı karşılayacak seviyeye ulaştığında sigorta ihtiyacı düşer.
| Kriter | Vadeli (risk) hayat sigortası | Birikimli hayat sigortası |
|---|---|---|
| Temel amaç | Sadece vefat/maluliyet teminatı | Teminat + birikim bileşeni |
| Aynı teminat için prim | Belirgin şekilde düşük | Belirgin şekilde yüksek |
| Vade sonunda ödeme | Yok | Birikmiş tutar iade edilir |
| Şeffaflık | Yüksek, tek kalem | Kesinti ve masraf yapısı karmaşık |
| Kimin için uygun | Koruma ihtiyacı yüksek, bütçesi sınırlı olan | Zorunlu tasarruf disiplini arayan |
Analitik bakış açısıyla çoğu yeni başlayan için mantıklı olan yol nettir: korumayı ucuz olan vadeli poliçeyle sağlayın, aradaki prim farkını kendi tasarruf ve yatırım planınızda değerlendirin. Böylece koruma ile birikim kararlarını birbirinden ayırmış, her ikisinin maliyetini de ayrı ayrı görebilir olursunuz.
İki teklif arasındaki 50 TL'lik prim farkı, poliçe metnindeki tek bir istisna maddesi yanında önemsiz kalabilir. Karşılaştırmayı fiyat üzerinden değil, "aynı teminatı hangi koşullarla alıyorum" üzerinden yapmak gerekir.
İlk yıl primi düşük görünen poliçeler her yıl yaşa bağlı olarak yenilenebilir. Sorulacak sorular: prim sabit mi, yıllık artıyor mu, artış hangi kurala bağlı? 10 yıllık toplam maliyeti hesaplamadan karar vermeyin. Ayrıca prim ödemesinde peşin/aylık farkı, taksit maliyeti ve ödeme aksarsa poliçenin ne kadar süre yürürlükte kaldığı da toplam maliyetin parçasıdır.
Poliçenin gerçek değeri, ödeme yapılmayan durumların listesinde görünür. Kontrol edilmesi gerekenler: